• YAZAR / KOŞAR / KONUŞMACI / ARI SEVER

  • 01/03/2018

Annemin Mutlu Huzurlu Sağlıklı Yaşam Reçetesi

Annemin Mutlu Huzurlu Sağlıklı Yaşam Reçetesi

1024 683 Yonca Tokbaş

“Annem her sabah mutlu, huzurlu, sağlıklı ve enerjik uyanıyor. Giyinip rujunu sürüp sanki akşam üstü çayına gider gibi, sabah saat 6’da, pür neşeli hazır. Annemin yaşı yok. Ruhu, hareketleri, hayata bakışı, uyum sağlayışı, duruşu enerjik. Dur ben bi liste yapayım, “Annemin Yaşam Reçetesi” olsun adı.

45 yıllık Bankacılıktan sonra emekliliğinde de sımsıkı devam eden hayata tutunma şekli, ilişkilerindeki sonsuzluk, affediciliği, her daim aranan kişi olması, şu yaşında bağımsızlığı, her şeye yetişme hali, ne bileyim işte saçma sapan sitemlerle kimseyi boğmayan yüksüz halini yazayım. En başta kendime yazılı nasihatname olur. Yaşlandıkça kılavuzum olur. Yoldan çıktığımda okur, hatırlar, uygulamaya çabalarım.

Uygulayayım ki, hayat hep bahar dalı gibi açsın yanımda.

Bunları düşünürken, kendime sardım, kızdım. Kendimi aşırı eleştirecek bin tane şey buldum. Sonrasında, “kardeşim kendine kızmaktan başka işin yok mu senin?” diye de kendime kızdım! Annemin yaptığı şeylerle ilgili hiç kendine kızdığını, sürekli ay keşke vay keşke diye dolaşmadığını düşündüm. Mesela annem “şunu yedim keşke yemeseydim” demez, ben derim. İşten gelip yorgunluktan koltukta sızdığında, “ah tüh niye uyuya kaldım?” dediğini de hiç duymadım. Abuk subuk vicdan azabı çektiğini, suçluluk duyduğunu; ona yetişemedim, bunu edemedim, yetmedi-olmadı-etmedi dediğini duymadım. E çünkü yapacağını yapar, edeceğini eder, diyeceğini der. Yapamazsa da, geriye bakmaz. Hop aksiyon alır ve mars marş ileri. İçinden gelen anında görüntü. İçine sinmeyeni mümmmmkün değil yapmaz. En geçimsizle de geçinir, en konuşmayanı da konuşturur.

Kapanmaz. Kapatmaz. Kesmez, kestirmez. Of yani!

Ben bunu bi yazıya dökmeliyim, kalıcı, baki olsun dedim. Yapmazsam diye de kendime önden kızmayı ihmal etmedim, tıpkı testiyi kırmadan tokat atan Nasreddin Hoca misali.

Veeee… yazdım işte.

Annemin Yaşam Reçetesi

  1. Erken kalkmak. (en geç 06:00)
  2. Gülümsemek, her daim gülümsemek.
  3. Kırmızı rujunu sürmek, bakımlı olmak.
  4. Evde ses olsun diyerek, televizyonu, müziği açmak. Haberleri, piyasaları, magazini takip etmek. (eskimeyen bankacı J)
  5. Evi havalandırmak.
  6. Her işini kendi yapmak.
  7. Sağlık kontrollerini düzenli yaptırmak. Doktorunun dediklerini harfiyen uygulamak.
  8. Sürekli kendine bir iş, bir meşgale ve sorumluluk yaratmak. (Örnek: Biri taşınacak mı? Annem en önde görev alır. Kim neye ihtiyaç duyuyorsa annem o kimlik oluyor. Hiç gocunmadan, sorun çıkartmadan. Sürekli çok meşgul.)
  9. Sosyal çevresiyle aktif ilişki. Tüm arkadaşlarıyla, akrabalarıyla, iş çevresiyle telefon görüşmelerini, yüz yüze buluşmalarını devam ettirmek. Özel ve resmi günlerin her birini kutlamak.
  10. Karşı taraftan beklemeden -o küçük bu büyük demeden- aramak sormak.
  11. Hayatla, kendiyle, Dünya’yla ve insanlarla barışık kalmak.
  12. Konuşmak. Sohbet etmek. Sohbete uyum sağlamak.
  13. İyi bir dinleyici olmak. Canla başla dinlemek.
  14. Kendine, iç sesine, aklına güvenmek.
  15. Hayata güvenmek
  16. Her yaştan, her sıfattan ve mevkiden insanla iletişimde kalmak.
  17. Yardımseverlik. Herkesin sorunlarına, ihtiyaçlarına çare olmak için elinden geleni yapmak. Bunu neredeyse bir iş edinmek.
  18. Evini herkesin rahat edecek olduğu şekilde hazır tutmak. Odalar hazır, her odada tv var, balkon dahil! Buzdolabı daima dolu.
  19. Şikayetsizlik. Bir kere oram ağrıyor, şuram sızlıyor dediğini duymadık. Varsa sıkıntı, doktordan randevusunu almıştır. Çözüm üzerinde çalışıyordur.
  20. Pozitif düşünce, daima ve hep.
  21. Yüreklendirici konuşma ustalığı. Cesurdur, cesaretlendiricidir.
  22. Kendiyle mutlu. Yalnızlıkla barışık. Kendi istediğinde yalnız kalır, yoksa yalnız kalmaz.
  23. Kalbini bozmama yetisi. Bana böyle diyor; “kızım sen kalbini bozma.” (En sevdiğim huyu, gücü, nasihati bu…)
  24. İnsan İlişkileri Uzmanı ve Geçimlilik Profesörü.
  25. Güçlü duruş. Öyle güçlü duruyor ki, o işin altından kalkamaması mümkün değil.
  26. Saygılı. Her yaştan ve baştan insana saygılı. Annem saygı duyar. Saygılı davranır. Saygıda kusur etmez. Özsaygısı da yüksek.
  27. Eli ve gönlü bol. ÇOK bol. Para olmasa da yok demez. Ne ilişkilerini, ne mutluluğunu, ne başarısını para belirlemez. Parayla hiç işi olmaz. Para ne engel, ne de güç olmadı elinde. Gücü de cesareti de başarısı da gönlünden ötürü.
  28. Mütevazılık.
  29. Kendini takdir eder, sever, onaylar. Kimsenin onaylamasını beklemez. Kendi kendinin efendisidir.
  30. Kararı verir uygular, geciktirme, erteleme olmaz. 1 gün üzerine yatıp düşünür bazen. O kadar… o kararı verdi mi, keşkesi yoktur.
  31. Kilo aldım verdim cümlesini 1 kere duymadım. Kendini beğenmediğine, orasına burasına dair hoşnutsuzluk cümlesine rastlamadım. Yapacak bir şey olduğunu düşündüğünde sessizce yaptığına tanıklık ettim. Bu konuda ne bizle ne başkasıyla yüzgöz olmadı, olmaz. Yiyecekse yer, yemeyecekse yemez.
  32. Kin, öfke, nefret biriktirmez. Bırakır, affeder, devam eder.
  33. Mesafeyi korur.
  34. İnanır, inançlıdır.
  35. Samimidir. Gerçektir. Sevgi doludur Sevgi… SONSUZ SINIRSIZ KOŞULSUZ SEVGİ!
  36. Kolay ilişki kurar ve arkadaşcıldır.
  37. Esnektir. Ayak uydurur. Çözümcüdür. Yük çıkartmaz, hafifletir.
  38. Kendini yeniler, günceller, öğrenmeye açıktır. (Excel için kursa gittiğinde yaş 60dı!)
  39. Hak yemez, yedirmez. Adildir.
  40. Malda mülkte asla gözü olmadı. Olmaz.
  41. Onurlu, gururlu. Dürüst.

Liste uzar biliyor musunuz. Ama 41 görünce durdum. 41 kere Maşallah!

İşin en mutlu eden kısmı da, annemi tanıyanların bu listeyi okuduklarında katacak başka şeyler bulacaklarını bilmek. Mesela Noemi’ye sordum yazarken, (Noemi 10 yıldır yanımızda olan sağ kolumuz), ağlamaya başladı. “Mama benim de annem, arkadaşım” dedi.

O kadar iyi geldi ki yazmak bunları. O kadar mutlu oldum ki yazabildiğim, ertelemediğim için. Basıp asacağım, bir tane de cüzdanıma koyacağım.

Teşekkür ederim Annecim. Ellerinden öper, başıma koyarım.

Yonca

“öğrenci”

*Foto: Ceyda Günalp

Yazılarımdan haberdar olmak için mail adresinizi yazın:
 

Bir Yorum Yaz

Yeni Yazı Yayında! Okumak için tıkla!

Haydarpaşa Babam ve Ben … ve Sao Bento Porto Tren Garı

“Haydarpaşa Babam ve Ben” yazısını 30 Kasım 2010’da Kelebek’de yazmıştım. Haydarpaşa Garı yandığında, içim cızır cızır yana yakıla yazdımdı. Bugün Porto’da Sao Bento Tren Garını gezerken aklıma geldi.

1916’da açılmış. Büyüleyici bir Gar. İçine girerken Benjamin Button filmindeki o devasa saat geldi gözümün önüne. Jorge Colaço’nun 11 yılda tamamladığı Portekiz’in tarihini anlatan tablolar büyüleyici. Tüylerim diken diken, Dünya’nın en büyüleyici 10 garından biri denilen garı gezerken bi fena oldum…