• YAZAR / KOŞAR / KONUŞMACI / ARI SEVER

Kitap

Bazı “şeyler” vardır, insana iyi gelen. Ummadığı anda yüreğine, ruhuna dokunan, sihirli değnek gibi “şeyler”.

Değişik şekillerde hayatımızın içinde yer alır onlar.
Bazen bir dostla yapılan doyumsuz sohbettir, bazen sevgilinin omuzuna yaslanmak ve her şeyi o an unutmaktır.
Dumanı ve köpüğü üzerinde bir sabah kahvesi, ya da bir fincan ya da ince belli bardakta içilen çaydır.
Otuz yıl sonra bulduğunuz bir dosta sarılmak, ya da hep sizinle olan kaybetmek istemediğiniz bir dostun elini hiç bırakmamak da olabilir.

Ya da okuduğunuz, kitap, dinlediğiniz müzik, izlediğiniz film. O kadar çok örnek verilebilir ki o iyi gelen “şeylere” …
Karışık Kuruşuk Şeyler de böyle bir ” şey ” işte.

Elime aldığım anda başlayıp bitirdiğim, aslında karışık kuruşuk olmayan, içinde kocaman bir hayatın olduğu bir kitap.

Yazılarını Hürriyet Gazetesi’nden takip etmeyi alışanlık edindiğim Yonca Tokbaş’ın kitabı Karışık Kuruşuk Şeyler’ini ben çok sevdim.

Kitabı bitirince şunu düşündüm; ” Evet son sözü hayat söyleyebilir ama hayatın içinde kurduğumuz cümlelerimiz var ya, o biziz işte. ”
Yonca cümlelerini kurmakla kalmamış, konuşturmayı başarmış.

Galiba hayatın anahtarı kendi cümlelerimizi kurmakta ve hatta onları konuşturmakta saklı ve o anahtar biz fark etmesek de elimizde aslında.

Kitap Sesleri
Özlem Akaydın

Bölümleri okumak için tıklayın

Yeni Yazı Yayında! Okumak için tıkla!

Haydarpaşa Babam ve Ben … ve Sao Bento Porto Tren Garı

“Haydarpaşa Babam ve Ben” yazısını 30 Kasım 2010’da Kelebek’de yazmıştım. Haydarpaşa Garı yandığında, içim cızır cızır yana yakıla yazdımdı. Bugün Porto’da Sao Bento Tren Garını gezerken aklıma geldi.

1916’da açılmış. Büyüleyici bir Gar. İçine girerken Benjamin Button filmindeki o devasa saat geldi gözümün önüne. Jorge Colaço’nun 11 yılda tamamladığı Portekiz’in tarihini anlatan tablolar büyüleyici. Tüylerim diken diken, Dünya’nın en büyüleyici 10 garından biri denilen garı gezerken bi fena oldum…