• YAZAR / KOŞAR / KONUŞMACI / ARI SEVER

Pes etmek demeyelim de teslimiyet diyelim

Pes etmek demeyelim de teslimiyet diyelim

150 150 Yonca Tokbaş

Kabul. Öyle olsun. Peki. Pes etmek demeyeyim de, teslim oldum diyeyim.

İçimden geçen pes ediyorum demek, ama teslim oluyorum dersem daha hoş duruyor biliyorum. Hem ben dağları aşan, sürekli azimli, acayip özmotivasyonlu, pozitiflik destanı, çözümcü, arabulucu, yapıcı bi insanım ya, zaten o sebeplerden ötürü benim insan gibi pesme şeysim pek olmaz. Olamaz.

Benden pes etmem beklenmez. Ben pes edemem. Benim lugatımda pes kelimesi ve türevleri yoktur. silinmiştir benim bellekten. 

Ben olsa olsa kabul ederim, teslim olurum ve kesin bunlar da benim akıllı kararlarımdır. 

Bi hayrı vardır benim bu şeylerimin.

Yenilgi değildir, akışta olmaktır bu. Yani ben öyle bi şey yapıyorsam kesin bi bildiğim vardır benim. Olması gereken odur.

Yazdıkça gülüyorum. 

Yeminnen, pes ya… pes ediyorum. Ohhh yazdıkça rahatlıyorum.

Ben pes ediyorum, pes! Pes diyorum. Pes pes pes pes… P E S.

PESSSSS!

Basitçe ve derinlerimde boğulmadan pes. Pes ettim diyorum yahu. Teslim filan olmakla alakası yok. 

Bildiğin pes ettim, dilim dışarıda tükendim ve pes ilan ettim. 

Her kelime, her eylem her zaman bu kadar zor muydu tarih boyunca?

Mesela annem, “pes” kelimesini benim kadar zor kullanmış mıdır? Veya eskiden anneannem, “kızım teslim ol” gibi bir cümleyi hangi bağlamda kime kurmuştur? Tek bir gün bile duymadım ondan böyle bi şey. Düşünüyorum, teyzelerimden, yengemden filan da duymadım. Üstelik bu kadınların her biri hayli ilginç kadınlar. Eğer pes etmeme, teslim olma, akışta kalma gibi söylemler olacaktıysa kesin söylerlerdi. 

Hırsızlara, katillere, suçlulara teslim kelimesini kullanırdı belki. Haydutlara derdi hayatta olsa. 

Onun zamanında “haydut” kelimesi kullanımı vardı. 

Anneannem inançlı, namazında bir insandı. Buyur buradan yak, bu ne alaka…İşte geliyor bana böyle, yazıyorum.

İnancını göze sokmaz kendi için ibadet ederdi. İnanan sade insan. Ne güzel bi şeydi anneannemin o hali. 

Ve benim anneannem bunca inançlı bir insan olmasına rağmen, teslimiyetle, kabul ve akışla ilgili cümle ve eylemler kurmazdı. 

Ne alakası var demeyin bunların benim pes etmemle.. Ayol var. Ayol az önceki cümleye hiç yakışmadı. Olsun. 

Ya biz ne zor bi zamanda yaşıyoruz Arkadaşlar… Rahat rahat pes edemiyoruz farkında mısınız?

Rahat rahat deliremiyoruz, rahat rahat bunalamıyoruz. 

Bunların hepsini doktora giderek aşmamız gerek. Dengede olmak gerek diye bi şey var artık. Yaramaz da olamıyorsun mesela. Hiperaktif oluyorsun. Telefonun sustuğu saat de yok. Eskiden yemek saati kimse kimseyi aramazdı. şimdi o saatte sana whatsapp’dan mesaj geldiğinde senin o mesajı okuduğunu gören mavi tık takipçileri hemen cevap vermezsen seni yerler yemek yerine. 

Kendini ve durumunu ve konumunu “saklaman” gerek. Özgürlük için. Ona da özgürlük denirse.

Çok zor zamanlarda yaşıyoruz diyorum.

Bunayamıyorsun. 

Alzheimer oluyorsun. 

Yaşlanmayı zaten unut. O bi kere yaş almak.

Alış veriş çok önemli çünkü malum. Yaşı almak için de hayli ödeme yapman lazım. Botoksa ödeyecen mesela. Botoksa ödemezsen de, kırışık kalmak için bi şey ödemen lazım. Bedel. ben böyle mutluyum açıklamaları yapman gerek. Buna inandırman gerek. Baskılara dayanman direnmen gerek keza buna teslim olursan, pes etmiş olabilirsin ama pes edemiyoruz hatırladınız mı?

Hah… ona göre.

Yaşlanıyorum dersen, hemen düzeltirler. Yaş alıyorum de… diyerek. Sanki vebası var bu fiilin. Cıs o kelime. Sanki öyle veya böyle deyince birden ergenleşiyorsun yaşın ingilizce de “teen ve ty” arasındaki o ince çizgi kadar kolay küçülüveriyor.

50 değil de 15 sin. fifti değil de fiftiiin de gitsin. Türkçe yaşlanmak istemiyorsan, İngilizcen bozuk olsun daha iyi yemin ederim yaşamak daha kolay. 

Yaşlanırsan 50, yaş alırsan 15 gibi olabilirsinmiş gibi icabında.

Saçma yazmıyorum, olay bu kadar saçma. Yeter ki yaşlanıyor olmayalım şekerim. Yeter ki pes etmeyelim, yeter ki kaybetmeyelim, başarısız ve mutsuz olmayalım. Ha bir de fit ve sağlıklı olalım hep. 

Aman diyim bak o da çok önemli. Sakın yanlışlıkla tarhana içme. Onun yerine alkali kabak çorbası iç. Mümkünse üzerine de Anadolu’da tohumu olmayan bir besin kaynağı bul ve ta Arjantin’den sana gelsin, tonla para öde. Yumurtaların sarısını ne yapacağını şaşıran teyzeler sürekli yumurtanın beyazıyla proteini fazla omletler yapsın. Betimiz benzimiz stresten mi atık, yumurtanın akından mı bilmiyorum yeminle.

Akışta kalırken yaş alarak teslim olup yaşlanmamak durumunda olmak isteyen insanların pes etmesi zaten söz konusu olamaz.

O nedenle sevgili kime yazdığımı bile bilmediğimler,

Pes etmeye izin veriyor ve teslim oluyorum dersem…

Rahatça yaş alarak yaşlanmış sayılıp bu yazılık rahatlayabilir miyim?

Oh be.

Gidip horul horul osurarak uyumaya karar verdim. 

Eyvah…

Osurmak dedim… pardon yellenmek … yok o da olmaz…

Uyu Yonca.. Uyu güzelim.

Zzzzzzzz

 

Yonca

“peslimiyet”

Yazılarımdan haberdar olmak için mail adresinizi yazın:
 

Bir Yorum Yaz

Yonca Tokbaş

Türlü çeşit kurumsalda, yurtiçinde ve yurtdışında, çok çeşit milletten insanla çalışmışlığı var.  Koşmaya başladı. Kurumsaldan ayrıldı. Kendini hem sevdiği hem de en iyi yaptığı şeylere verdi; yazmak, koşmak, konuşmak, sorunlara çözüm üretmek, arırları kurtarmak, doğayı anlatmak, koçluk yapmak gibi…

All stories by:Yonca Tokbaş
Bunları da sevebilirsin