• YAZAR / KOŞAR / KONUŞMACI / ARI SEVER

  • 10/01/2021

Ben kendimi kurtarabilirim

Ben kendimi kurtarabilirim

Ben kendimi kurtarabilirim 768 1024 Yonca Tokbaş

Ben kendimi kurtarabilirim.
Gidecek bir sürü yerim var. Arkadaşlarım var. Beni anlayanlar var.
Şuna bak, hala başkaları mı olmalı, hem de tam ben kendimi kurtarabilirim diye düşündüğümde de…
Ben
kendim
varım.
İşim var. Koçluk yaptıklarım var.
Yazılarım var.
Sanal Yazı Evi öğrencilerimle beraber yazdığım, sorumlu hissetmeyi çok sevdiğim bir alanım var.
Kendime alan açabilirim. Dilediğim zaman, dilediğim her yerde.
Elimde olan meziyetlerimle hayatıma sahip çıkabilirim.
Mahkum değilim.
Çaresiz hiç değilim.
Mağdur da değilim, kurban hiç değilim.
Tercihlerimi ben kendim seçtim.
Hapis değilim.
Önce, en önce, özgür olduğumu hatırlamayı bilmeliyim.
*****
Kendi özgürlüğümü ve aslında şeker bi şey olduğumu hatırlayayım. Sevilebilir bi insanım. Sevenim çok, bi ben yokum.
Ben hep başkalarına göre kendimi sevmek hapishanesinden kendimi kurtarmak istiyorum.
Şu beyaz atlı prens gelsin bi kere de beni alsın…
*****
Bu banyoda oturup bekliyorum. Annem veya babam gelir şimdi. Beni merak ederler. Benim neden burada olduğumu, neden burada bi başıma ağladığımı çok merak ederler. Gelip beni alırlar. Beni merak etsinler diye buradayım. Ceza verdim kendime.
İlgimi alabilmek için cezalıyım. Sevgimi bulmak için hapisteyim.
Kendi dertleri yüzünden birbirlerini yemelerini susturmak için kendimi kapattım ben.
Sessiz burası.
Oturdum küvetin dibine.
Sümüklerim aka aka ağlıyorum.
Çıkmıycam. Onlar beni merak edip gelene kadar oturucam.
Elbet gelirler… di mi?
Küçüğüm. Çok uzun süre ortadan kaybolursam herkes merak eder beni.
Beni çok seviyorlarsa gelip beni bulurlar. Beni mutlaka çok arıyorlardır şimdi. Nerelerde bu kız diye merak ediyorlardır.
Kapıyı da yarı açık bıraktım ki fark etsinler. Ağladığımı duyarlar.
Kesin duyarlar.
Çok sıkılıyorum burada. İlgimi alma cezamı çekmekten yoruluyorum; ama çıkmıyorum dışarı.
Duruyorum.
Ağlıyorum. Gözlerimi sıka sıka. Başım patlayacak sanıyorum.
O da olmuyor.

Gelip beni almıyorlar. Merak etmiyorlar. Ben de çıkmıyorum..
Ve mevsim hep kış. Ben ne zaman tuvalete kapansam ilgimi bulmak için, mevsim kış. Yazları hiç ihtiyacım olmuyor banyoya kapanıp ilgi aramama.
Üşüyünce ısınmak için belki de kapanıyorum banyoya. İlgimi bulmak için.
İlgi de gelmiyor. Kimse gelip almıyor beni. İlgimi vermiyor bana. Merak etmiyor.
Kış yine bastırıyor üstüme.
Suyu açıyorum, yüzümü yıkamak için.
Su da buz.
Burnum kıpkırmızı. Gözlerim şiş.
Çocuğum hala.
Kös kös çıkıyorum tuvaletten. Kapıyı sert kapatıp. Kimse duymuyor.
Televizyon seyrediyorlarmış. Herhalde onun sesinden duyamadılar beni. Küsler. Birbirlerine inat etmekten beni duyamıyorlar. Ağladığımı ondan duymadılar.
Ben de küsüm onlara.
“Anne ben açım” diyorum. Uyukluyor galiba annem, yorgun.
Anneanne’ne söyle sana kuru fasulye pilav yapmış, ondan versin diyor. “Canım köfte istiyor” diyorum.
“Yorma bak şimdi…” demesiyle, babam kükrüyor, kızıyor.
“Çocuğun canı köfte çekmiş, kalk yap” diye.
Babamın köfteme, benim üzülmemden çok sahip çıkmasına mı sevinmeliyim annemin köftem yüzünden azar işitmesine mi… bilmiyorum.
Ama bence çok güzel, ilgim geldi diyorum.
Kuru fasulye pilav yerine, köfte pilav diye ağlıyorum.
Banyoya kapanmak yerine köfteye ağlamak rahatlatıyor.
Aç olunca ilgim geliyor, merak yerine… Merak edilmiyorum ama ilgi görebiliyorum yine de.
Biraz sinirli oldu ama.. ilgimi aldım işte.
Annem kalkıp köfte yapıyor. Olay çıkmasın diye. Öfke içinde.
Anneannem homurdanıyor evdeki fasulyeyi yemedim, iş ve kavga çıkardım diye.
Oh olsun, diyorum. Kuru fasulye kıskansın köftemi.
Canım Köftem… Canım ilgim.
Başkalarının başka çocukları olaysız merak etmesini, kızmadan ilgi göstermesini ondan mı kıskanıyorum, bilmiyorum.
İlgi açlığım, doyumsuzluğum… yeme bozukluğum bunlarla mı ilgili?
BİLMİYORUM.

Yaş oldu bilmem kaç ve ben banyoda oturup ağlayıp ilgi bekleyip merak edilmek istiyor; istediğim olmayınca öfke nöbetine girip başka kadınları kıskanıp banyodan çıkıp gidip önüme ne gelirse tıka basa yemeye başlıyorum. Sonra da çok sinirli oluyorum.
Oysa ben yumuşacık, pamuk gibi sevgi dolu olmak istiyorum.
Öfke nöbeti ile merak uyandırmak, ilgi çekmek ve açlıkla kendimi cezalandırmak istemiyorum. Ben yetişkin olduğumu, o banyodaki çocuğun artık geride kaldığını, ve kimsenin ilgisini, merakını çekmek için kendisini cezalandırmaya gerek kalmadığını… bütün bunlara ihtiyaç duymadan da öfkesini yönetip yaşayabileceğini hatırlamak, çözebilmek istiyorum.
Prens kim ya?
Ben kendimi kurtarabilirim.

(Sanal Yazı Evi – 24 Aralık 2020 – Yonca’yla yazıyorum saati mahsulüm)
Tema: Tut ve Bırak
Birinci cümle: Ben kendimi kurtarabilirim
Son cümle: Şu beyaz atlı prens gelsin bi kere de beni alsın…
Mekan: Penceresiz Banyo/Tuvalet
Karakter: 5 yaşında bir çocuk
Mevsim: Kış
Yemek: Kuru fasulye pilav
Duygu: Kıskançlık
Dilek: yumuşacık pamuk gibi sevgi dolu olmak istiyorum

Bu dersin müzik çalma listesi için: https://open.spotify.com/playlist/6zplz7HAx2Th54UWKYC2bX?si=e4ame0nNSEWralXNZzqHLQ

Kendime dip not: O kadar yazı çıkıyor, yazı yazıyorum hiçbirini de alıp şuraya eklemiyorum. Ne bu? Neyin kaçışı? Neyin kasması hiç bilmiyorum. Saçmalık. Başkalarına “yaz paylaş” derken iyi. Kendime gelince boşverme hali. Peh!

Leave a Reply