• YAZAR / KOŞAR / KONUŞMACI / ARI SEVER

Yazılar

Derman ve 3 ağaç hikayesi

947 632 Yonca Tokbaş

Dışarıda güneş, kış güneşi. Odun kömürü kokusuyla karışıktır ya hani bazen kış kokusu, öyle. Öyle bir kış günüydü işte. 1-2 ay önce. İnsanın terlemediği, ağzından azcık buhar çıktığı, ellerinin soğuk olduğu ama hiç ama hiç üşümediği… Zeytin ağaçları içindeydik. Tüm sohbetlerin zeytin içinde döndüğü; tek odağımızın kokumuzun tadımızın damağımızın zeytin, doğa, ağaç, hayat olduğu bir…

Yeni Yıl Duası

150 150 Yonca Tokbaş

İlk yeni yıl duamı 2005 yılında yazmıştım. Cümlelerimin barındırdığı “yapma-etme-me me me” negatif eklerini ilk defa bu sene, size dileklerinizi bana yollamanın kurallarını yazarken fark ettim. “Aman çukura girme” derken tam içine düşersin ya, aynen öyle olmuşum işte. “İnsan iyi bir şey söylediğini zannederken, olumsuzlukla söyleyebiliyor, aman dikkat!” diye dilinde tüy biten ben, yıllardır aynı hatayı…

Babalar da özür dileyebilmeli

150 150 Yonca Tokbaş

Afacan muzip adam, Babam. Ali Erşan Köseoğlu (1943-1994) Bugün 10 Aralık. Babamı kaybedeli 23 sene oldu. Şu aşağıdaki kısacık, elime 23 sene sonra geçen videoda, kameraman da anlamış Babamın muzipliğini, eğlenmiş o da onunla. Dünya’daki bütün canlılarla arkadaş olması 1 saniye sürerdi babamın. Annem “Erşan nerde? Şimdi burdaydı nereye kayboldu?” diyor, aranıyor. Ne çok güldüm…

Babam benimle dans ederdi…

150 150 Yonca Tokbaş

Yıl 1990’mış. Babam ve ben. Serpil Halamın kızı Yeşim Abla’nın düğünüymüş. Bana dans etmeyi öğretmişti. Vals, çarliston, swing ve rock’n’roll. Evde de yapardı böyle. Alakasız kaldırır zorla, dans edersin. Acayip sinir olurdum bazen. Boğazım parçalanacak şu an öyle düğümlendim yazıyorum. Kimseleri görecek halim yok! 10 Aralık 1994’de kaybettiğimizden beri -ki o tarihten 5 gün önce…

Koşu ayakkabısı

683 1024 Yonca Tokbaş

2009’dan beri koşuyorum. İlk koşmaya başladığımda herhangi bir spor ayakkabısıyla koşuyordum. Ayakkabı koşu açısından ne kadar önemlidir diye hiçbir fikrim yoktu. Evde ne varsa, ayağım neyle rahatsa o ayakkabı tamamdı. Sanırım, ilk 4km koşumu tenis ayakkabılarımla koştum. Markasını bile hatırlamıyorum. Koşmayla ilişkim ciddiye binince, nişanlılık dönemimizi ASICS marka koşu ayakkabılarıyla koşarak geçirdim. ilk 10km, ilk…

Keşke öğrenmek maaşlı iş olsa

525 509 Yonca Tokbaş

Öğrenmek beni benden alıyor! Sözde ben sadece, her sabah açan, öğleden sonra da kapanan bu çok güzel çiçeklerime gelen arı kardeşin çalışkanlığını izliyordum. Sonra, hayran hayran, size: “Hayatta bir arı gibi ve kadar çalışkan olup işine bu kadar sadık, bu kadar gönülden bağlı olursan bir ömür yorulmaz, hayata hayat katabilir, koca Dünya’yı besleyebilir, şifa dağıtabilir…

Tek çare kedi

955 632 Yonca Tokbaş

Böcekten korkuyoruz. Fare görmek istemiyoruz. Karınca eve girmesin istiyoruz. Hepsini öldürmek için zehir zehir zehir kullanıp amansız bir savaş veriyoruz. Tek çare kedi, ama biz kedi de istemiyoruz. Öldürmek için yaşamaktan yorulmuyoruz da, beraber yaşamak için çabalamayı düşünmüyoruz. En kolayı ölüm. Zor olan yaşamak. Birlikte yaşamayı istemek öyle zor bir seçim olmuş ki… Birlikte yaşamak…

Zayıflamak için ölmek

682 1024 Yonca Tokbaş

Kaç kere zayıflamak hakkında yazdım bilmiyorum. Kaç kere, zayıf olmak kaygısının insanları nasıl hasta ettiğini yazdım, onu da bilmiyorum. Kaç kere “estetik” görüşlerimden dolayı eski kafalı, tutucu olarak eleştirildim bilmiyorum. Kaç kere doğallığı, yaşlanmayı, filtresizliği seviyorum dedim diye, sanki bu söylemle prim yapmaya çalışıyormuşum gibi yorumlanmama karşı çıkıp samimiyetimi ve kendimi savunmaya çalışırken yakaladım kendimi…

İnsanın yaşı spor yaparak küçülür mü?

576 1024 Yonca Tokbaş

Spor yaptıkça insanın yaşı küçülebilirmiş, evet. Bu gerçek daha önce yüzüme bu kadar bilimsel çarpamamıştı. Spor yapmak bakın neden bu kadar ciddi bir iş ve önemli. Koşularımı, yaptığım tüm antrenmanları kaydedip takip ettiğim Garmin Fenix5 saatimi koluma ilk taktığımda içinde daha önce kaydedilmiş antrenman bilgim yoktu. İlk birkaç koşudan sonra performans istatistiklerimde VO2Max’e bakınca“fitness” yaşımı…

UTMB 2017- OCC (56km) yarış raporu

1024 768 Yonca Tokbaş

Mesele çıkmak değil, inmeyi bilmek-miş! UTMB sevdası nasıl başladı  Ultra Trail du Mont Blanc, kısaca UTMB, Fransa’da 15 yıldır düzenlenen “Dünya ultra patika koşu zirvesi”. Farklı ultra mesafelerde, hepsi Mont-Blanc Dağı etrafında koşulan, olimpiyatlar havasında bir yarış. Bu sene 92 ülkeden 8000 kişi yarıştı düşünün. (42km 195metre olan maratondan da uzun mesafeye ultramaraton denir.) UTMB bünyesindeki bir…

Yeni Yazı Yayında! Okumak için tıkla!

Helal Mutsuzluk

Benden yepyeni bir ben, hatta birkaç tane ben daha doğurduğumu düşündüğüm şu dönemde, daha önce hiç bu kadar derinden hissetmediğim bir mutsuzluğa düştüm. Beni tanıyanlar, “mutluluklarını çok yüksek seviyede yaşadığın için, mutsuzluk da seni o kadar yüksek çarptı” dediler. Bilmiyorum. Gerçi üzüntü demeliyim belki, mutsuzluk yerine. Üzüntü mutsuz ediyor, o da var.