• YAZAR / KOŞAR / KONUŞMACI / ARI SEVER

  • 23/07/2017

AKUT’un Deprem Eğitimi El Kitabı

AKUT’un Deprem Eğitimi El Kitabı

762 1024 Yonca Tokbaş

Bodrum Depremi hayatımda yaşadığım, merkezine en yakın olduğum en büyük deprem.

6.6 şiddetinde, 3-4 atom bombası gücündeydi.

Bodrum mimarisi, doğal yapısı sayesinde can kaybı yok. Bodrum yapısına ve özelliklerine dair başka yazı yazdım, yarın Hürriyet Kelebek köşemde okuyabilirsiniz.

Bunca yıldır deprem sırasına yapılması gerekenlere dair sonsuz program izledik. Yüzlerce kez uzmanlar anlattı. Depreme hazırlık nasıl olur, öncesinde neler önemlidir, deprem sırasında neleri yapmak doğru olur ve hayat kurtarır ve neler yanlıştır diye.

İnanır mısınız, deprem sırasında bütün bildiklerimi unuttum. Tek bir şey hatırlamıyordum yapılacaklara dair.

Hata yaptım!

Çocuklarımı kaptığım gibi merdivenlerden inerek bahçeye koşturttum.

Oysa merdivenler güvenli olmayan, bir binadaki en zayıf yer.

Yapılması gereken şey; “yat/çök -tutun – korun” olmalıydı. Sallantının geçmesini beklemeliydim.

Düşündükçe kendime olan öfkem artıyor.

Bana büyük ders oldu bu deprem.

Neden böyle davrandığımı düşünüyorum kaç gündür. Her ne kadar deprem sırasında yapılması gerekenler hakkında çok şey öğrenmiş olsam da, o kadar uzun zamandır bildiğim şeylerin üzerinde geçmedim ki, ne doğru ne yanlış hatırlamıyorum!

Oysa, deprem konusunda yılda en az iki kere, hele de bizimki gibi riskli bir ülkede, bütün bilgilerin tekrarlanması ve güncel tutulması lazım.

Aldığım en büyük ders de bu oldu işte. Bildiğini sanma,emin ol!

Ve üşenme, erteleme kalk bilgilerini tazele Yonca!

AKUT’dan arkadaşım Tolga Gözüm’e sordum. Bana AKUT’un hazırladığı 60 sayfalık ve bilgisayarımıza da indirebildiğimiz, “AKUT, Deprem Eğitimi El Kitabı”’nı yolladı.

Oturdum yeniden okudum. O kadar net, sade, ve nefis anlatılmış ki her şey. Okudukça güven geldi. Rahatladım.

Linki burada.

https://www.akut.org.tr/yayinlar/akut-deprem-egitimi-el-kitabi

Sizler de tıklayın, okuyun, paylaşın.

Ben dosyayı indirip bilgisayarıma da kaydettim.

 

Ne kadar çok kişi okur, deprem sırasında yapılacaklar konusunda bilinçlenirse, bilgileri tazelenirse o kadar iyi. Hatta ben, daha da ileri gidip kendime yılda iki kere okutmak için takvimime alarm kurdum.

Kaybedecek hiçbir şeyim yok. Kazanacak ve kurtaracak hayatlarım var.

Olası kriz anında neyi bildiğimi unutmak istemiyorum. Paniklemeye neden olan da zaten ne yapacağını bilmemek.

Doğru bilgi hayat kurtarıyor. İşe yarıyor. İnsana güven veriyor.

AKUT iyi ki var hayatımızda.

Yonca

“yat korun tutun”

Yazılarımdan haberdar olmak için mail adresinizi yazın:
 

Bir Yorum Yaz

Yeni Yazı Yayında! Okumak için tıkla!

BABAM BENİMLE DANSEDERDİ 

Yıl 1990’mış. Babam ve ben. Serpil Halamın kızı Yeşim Abla’nın düğünüymüş.
Bana dans etmeyi öğretmişti. Vals, çarliston, swing ve rock’n’roll. Evde de yapardı böyle. Alakasız kaldırır zorla, dans edersin. Acayip sinir olurdum bazen. Boğazım parçalanacak şu an öyle düğümlendim yazıyorum. Kimseleri görecek halim yok!

10 Aralık 1994’de kaybettiğimizden beri -ki o tarihten 5 gün önce gördümdü en son- ilk defa Çarşamba sabaha karşı uçaktan indiğimde bu 15 saniyelik videoda gördüm babamı!

Yeşim Abla yollamış. Alanda kalakaldım bavullar dönerken. 100 kere izledim. Al başa izle ayaklarına bak, enerjisine bak, yüzüne, bıyığına bak. Beni çekişine bak. Zıplamasına bak. Bana gülümsemesine bak. Nasıl eğleniyor bak. Muzip hınzır gülümsemesine trilyarca bak! Bak bak bak! Bak kızım bak. “Ya baba dur yeter” demişimdir kesin de öyle bırakmıştır beni. Bir de zeybek oynadılardı yanlış hatırlamıyorsam.